SohbetSalonu.Net  


Geri Git   SohbetSalonu.Net > Türkiye Seçimleri > Türkiye Siyasi Partileri > Cumhuriyet Halk Partisi
Kayıt SSSChatBox Full Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Cumhuriyet Halk Partisi CHP, Cumhuriyet Halk Partisi, CHP Haberleri, Cumhuriyet Halk Partisi Hakkında Her türlü konu, bilgi, yorum, web siteleri

Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 07-14-2007, 10:55 AM   #1 (permalink)
Kaya_Alp
Uzman
 
Kaya_Alp kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2007
Konum: Başkent
Mesaj: 1,594
İtibar Gücü: 3 Kaya_Alp is on a distinguished road
Varsayılan 'Kaybedersem Rodos'a dek yüzerim'



Kendini "ulusalcı" değil "Millici" olarak tanımlayan Deniz Baykal oldukça iddialı. Eğer seçimi kaybederse kendisini denize atacak ve Yunanistan'ın Rodos adasına dek yüzecek.

CHP lideri Deniz Baykal'la geçen çarşamba günü, saat 12'de Ankara'dan özel bir uçakla Adana'ya uçtuk ve saat 22'de bu sefer özel bir helikopterle Ankara'ya döndük. Baykal bu on saatin beşinde Mersin'de bir açılış, Amasya ve Çorum'da birer miting yaptı. Diğer yarısında Baykal, CHP Milletvekili Mehmet Sevigen, Cumhuriyet muhabiri Türey Köse ve ben havada yolculuk ettik.

Çocukluğumdan beri tanıdığım, ama bir kez elini sıkmak dışında tanışmadığım Baykal'la her konuda sohbet etme buldum. Bunları anlatmaya geçmeden önce CHP liderinin kibarlığı, samimiyeti, açıklığı, lafı dolaştırmadan söylemesi ve profesyonelliğiyle beni etkilediğini belirtmek isterim. Örneğin kendisine, aklıma gelen her şeyi sordum, bir tek "Erdoğan ile bir nevi danışıklı döğüş yaptığınıza inananlar var" diye başlayan sorumdan rahatsız olduğunu hissettim.

BAYKAL'IN SOLDAN ANLADIĞI

CHP lideri uçağa bindikten hemen sonra bana "üç radikal hareket (İslamcı, ülkücü ve Kürt milliyetçisi) hakkında yaptığın çalışmalardan çok yararlanıyorum. Ancak bazı entelektüel solcular gibi benim ve CHP hakkında bazı önyargılar sahip olduğunu da görüyorum" dedi. Ardından kendilerinin "milli hassasiyetleri" öne çıkaran bir solculuk yaptığını söyledi. Kendi duruşunun Latin Amerika'da yükselmekte olan sol hareketlere benzediğini vurguladı. Dolayısıyla kendisini daha önce Brezilya Cumhurbaşkanı Lula ile kıyaslamış olmamdan hoşlandığını düşünüyorum.

Bülent Ecevit'in 1980'lerdeki "milliyetçi sol" çıkışıyla ilişkisini sorduğumda şu cevabı verdi: "Bülent Bey o zaman komünizmin enternasyonalist çizgisinden ayrışmak istiyordu. Artık böyle bir ihtiyaç kalmadı. Bugün globalizmin dayatmalarına karşı milli bir duruş gerek. CHP lideri Baykal, kendini "anti-globalist " olarak tanımlamıyor. "Globalizmi reddedemezsiniz, ama getirdiği sorunları yönetmek mümkün " diye konuşuyor.

‘KEŞKE AB'YE TAM ÜYE OLABİLSEK'

Baykal AB konusunda beni şaşırtan sözler söyledi. "AB'ye tam üye olma ihtimali beni çok heyecanlandırıyor. Polonya, İtalya, Yunanistan gibi eşit koşullarda, tam üye olabilirsek büyük mutluluk duyarım" diyen Baykal şu an yaşanan tıkanmanın AB'den kaynaklandığını ve bunun kendisini "inanılmaz üzdüğünü" söylüyor.
CHP lideri AB sürecini, Türk modernleşmesinin zorunlu bir etabı olarak görüyor ve "iktidara gelirsek bu işin ucunu bırakacak değiliz, tabii ki takip edeceğiz. 40 yıllık emeğimizi heba ettirmeyiz" diyor.

CHP liderine "bazıları rotanın Çin, Rusya, Hindistan ve hatta İran'a çevrilmesini savunuyor" dediğimde tereddütsüz karşı çıktı: "Bu ülkelerin herbiriyle iyi ilişkiler geliştirilmesine tabii ki varım. Ama Türkiye'nin rotası bellidir, yeni rotalara gerek yoktur."

‘ABD KARŞITLIĞINDAN UZAK DURUYORUZ'

"Türkiye'de yükselen Amerikan karşıtlığından sizi ve partinizi de sorumlu tutanlar var" dediğimde Baykal hemen itiraz etti ve şöyle konuştu: "Amerikan karşıtlığıyla hiç ilişkimiz yok, hatta bilinçli olarak uzak duruyoruz. Ne söylemimizde, ne eylemimizde bulamazsınız. Hiçbir mitinge katılmadık. Çuval hadisesi gibi durumlarda bile mesafeli, dikkatli, olumlu, husumetten uzak hareket ettik."

Baykal'a "Neden hiç ABD'ye gitmediniz?" diye sordum, "Aslında bazı düşünce kuruluşlarından davetler geldi, ama kabul edebileceğim önemde bir davet olmadı" cevabını verip şöyle devam etti: "Fakat son dönemde Amerikalılarla temaslarımız çok yoğunlaştı. Gerek burdaki Amerikalı diplomatlar, gerekse Türkiye'ye gelenler bizleri ziyaret ediyor, görüşlerimizi öğrenmek istiyorlar."

Baykal ABD ile nasıl bir ilişki kurmak gerektiğini "Büyük devletlerle ilişkilerde dürüst olun, sakın ha onları aldatmaya kalkmayın, yapamayacağınız vaatlerde bulunmayın" cümlesiyle özetliyor.

SARKOZY-DE GAULLE KIYASLAMASI

Baykal, Avrupa'nın sınırlarını daraltmak isteyen Fransa'nın yeni Cumhurbaşkanı Nicholas Sarkozy'nin, tam tersine Avrupa'yı Atlantik ötesine taşımak isteyen Charles de Gaulle ile kıyaslanamayacağını savunuyor. Ona göre "Sarkozy, Fransız toplumunun kaygılarını çok iyi anladı. Ama bundan sonra nereye taşıyacağı önemli."
"Umarım Sarkozy kullandığı korkuların tuzağına düşmez" diyen Baykal'a "Ya siz? Siz de kullandığınız korkuların tuzağına düşebilir misiniz?" diye sordum. "Benim kafamda bu ayrımlar çok net, nereye gideceğimi biliyorum" karşılığını verdi.

‘ERDOĞAN SADECE BİR SİMGEDİR'

Baykal'a şöyle bir soru sordum: "Sürekli Başbakan'ı muhatap alıyor, ona saldırıyorsunuz. Onunla AKP'yi ayırıyor musunuz?" CHP lideri buna kademeli bir cevap verdi: "Öncelikle kimseye saldırmıyorum. İkinci olarak AKP ile Erdoğan'ı ayırmak bana yakışmaz. Üçüncü olarak, eğer Başbakan'ın şahsıyla bir sorunum olsaydı, siyasi yasağının kaldırılıp milletvekili seçilmesine yardımcı olmazdım. O tarihte kendi partim içinde de çok itirazla karşılaşmama rağmen demokrasi gereği bunu yaptım. Demek istediğim şu: Başbakan simgedir. Onun şahsında AKP'yi eleştiriyorum."

ERDOĞAN'IN SÖZLERİ AKBAYRAM'I KIZDIRDI: AĞZINA YAKIŞIYOR MU?

Başbakan Erdoğan'ın Muğla mitinginde, "Baykal, PKK bayrağının önünde konser verenlerle birlikte seçim meydanlarında dolaşıyor. Neymiş sanatçılarmış. Bizim o tür sanatçılarla işimiz yok" demesi, sanatçı Edip Akbayram'ı çok sinirlendirdi. Akbayram şöyle konuştu: 'Böyle bir şey olabilir mi? Bu sözler bir Başbakan'ın ağızına yakışıyor mu? Ben bir sanatçıyım. Sahneye çıktığım konserimde bayraklar, posterler açılabilir. Ben buna nasıl engel olabilirim. Diyarbakır'da bir Nevruz konserinde sahneye çıktığımda Atatürk resimleri de açılabilir, Deniz Gezmiş resimleri de açılabilir. Buna ben ne yapabilirim. Diyarbakırlıları mı böleyim? Bunlar oy toplamak için söylenen spekülatif sözler.

Akbayram, İngiltere'deki Nevruz kutlamaları çerçevesinde 1 Nisan 2007'de Londra'daki Sordicth Park'ta verdiği konserde sahne arkasında terör örgütü lideri Öcalan'a ait posterlerin yer alması tepkiye neden olmuştu. Şarkı söylediği sırada PKK lehine sloganların da atıldığı konser için Edip Akbayram "Ben sanatçıyım, şarkı söylüyorum. Sloganlar benim inisiyatifim dışında" diyerek yanıt vermişti.

‘ULUSALCI DEĞİL, MİLLİYİM'

Baykal'a göre AKP'nin iki temel hatası var: 1) Alabildiğine yolsuzluğa bulaşmış olmaları; 2) Gayrı milli politikalar uygulamaları.

"Anadolu'da milli ve dini duyarlıklar birbirine paralel gitmiyor" diyen Baykal, daha öteye giderek bu iki kesim arasında bir ayrışma yaşandığını ileri sürüyor ve MHP saflarında AKP karşıtlığının tırmanmasını buna örnek gösteriyor. CHP liderinin, Necmettin Erbakan'ın son günlerde AKP'ye "milli olmama noktasında" yönelttiği eleştirileri çok önemsediğini de belirtmek gerek. Peki Baykal ulusalcı mı? "Hayır" diyor "Bu tür -cı, -cu eklerini pek sevmem. Ama 'milli'sıfatını kullanmaktan da çekinmem. Komplekssiz olarak 'milli duyarlıklar', 'milli değerler'derim ve bunları savunmak için mücadele ederim."

‘DEVLET BEY DE BENİM GİBİ SİYASETÇİ'

CHP liderine pat diye "AKP ile koalisyon yapabilir misiniz?" diye sordum, tabii ki söze "Biz tek başımıza iktidara gelmek için çalışıyoruz" diye başladı ve sözlerini şöyle sürdürdü: "herhangi bir koalisyon öngörüsü, teması içinde değilim. Kaldı ki koalisyon konularına, diğer partilere oy verecek seçmene saygısızlık yapmamak için girmiyorum."

"AKP çevreleri 'CHP eşittir MHP'şeklinde propaganda yapıyor. MHP ile ilişkileriniz nasıl?" diye sorduğumdaysa çok net bir yanıt aldım: "MHP ile sıfır ilişkimiz var. Ne ben ne de herhangi bir arkadaşımın açık ya da gizli teması yok. Zaten Devlet Bey de benim gibi bu tür konularda rezervleri olan, gizli kapaklı işlerden hoşlanmayan bir siyasetçidir."

Deniz Baykal kampanya boyunca, diğer muhalefet partilerini eleştirmeme ilkesine göre davrandığını söylüyor. Ama kendisinin MHP aleyhine olabilecek bir söz sarf etmemeye özen gösterdiğini, MHP lideri Devlet Bahçeli'den hep saygılı bir şekilde bahsettiğini not düşmek istiyorum.

‘SOYKIRIM VAR DEMEK 301'E GİRMEZ'

CHP lideri 301. Maddenin korunmasından yana. Ancak onun yanlış uygulandığından şikayetçi. Örneğin "Birisi kalkıp 'Türkler Ermenilere soykırım yapmıştır'dese bu 301'e girmemesi lazım. O bunu söyler, siz de karşı çıkarsınız; tartışırsınız" diyor. Peki 301'e ne girer. Baykal'ın yanıtı şu: "Eğer aynı kişi kalkıp 'Türkler kasaptır, Türkler katildir'derse, işte o zaman Türklüğe hakaret etmiş olur. Bu tür sözleri düşünce özgürlüğü içinde değerlendiremezsiniz. Kaldı ki birçok ülke bu tür yasalarla milli kimliğini koruma yoluna gitmiştir."

‘SOSYETEYLE ALAKAM YOK'

Başbakan Erdoğan'ın kendisi hakkında "ehlikeyf" demesi Baykal'ı çok üzmüş ve kızdırmış. Uzun uzun siyasette çektiği güçlükleri anlatıyor ve kendini şöyle özetliyor: "Ben sade bir orta sınıf vatandaşım."

Baykal'ın sade yaşantısına birlikte olduğumuz on saat boyunca tanık olduk. Mehmet Sevigen dışında yanında ne bir asistan, ne koruma, ne bir parti yetkilisi.

Ardından yaşantısını anlatıyor: "Korumayla dolaşmam, sosyeteyle alakam yoktur. Lüks merakım da yoktur. Eşim Olcay'la bir torunumuzu yanımıza almıştık, şimdi ikincisi de Ankara'da üniversite okumaya geliyor; o da bize taşınacak. Yani evimiz yatakhane gibi oldu ve çok mutluyuz. Gazetemi kendim alır, alışverişimi yaparım. Ne uşağımız vardır, ne bahçıvanımız. Sabahları arkadaşlarımla düzenli olarak yürürüm, başka da bir alışkanlığım yoktur."

Seneye 70 yaşına girecek olan Baykal'a "kampanya yorucu olmuyor mu?" diye sorduğumuda şu cevabı verdi: "Çok sevdiğim bir yaşam tarzı olduğunu söyleyemem. Ama görevimiz, yapmak zorundayız. Kampanya sırasında yürüyüşleri kesmek zorunda kaldım, daha az okuyorum."

CHP lideri yüzmeyi de çok sevdiğini söyleyip şu espriyi yaptı: "Kampanya sırasında, yanlış anlaşılır diye yüzemedim. Ama seçimlerden sonra ilk işim yüzmek olacak. Başarılı olursak ne ala, olmazsa bir bakarsınız Rodos'a kadar yüzerim!"

Baykal'a Daltonlar afişini sorduğumuzdaysa keyfi iyice yerine geliyor: "Daltonlar konusuna girmekle çok yanlış yaptılar ve pişman oldular. Bana mahkum elbisesi giydirmişler. 12 Eylül'de gözaltına alınma dışında benim yargıyla hiç işim olmadı. Kaldı ki biz muhalefet liderleri hemen hemen aynı boydayız. Halbuki Başbakan'a Avarel Dalton olmak çok yakışır. Unakıtan da tam Joe. Cüneyd Zapsu William, Ofer de Jack."
İZLENİMLER

Köşk'te türban:

Müstakbel cumhurbaşkanının eşinin başörtülü olup olmaması konusundaki değerlendirmelerinin "Köşk'te türbana sarı ışık" şeklinde duyrulması Baykal'ı rahatsız etmiş. Anladığım kadarıyla "Türban Çankaya'ya çıkamaz" demek istemiyor ama seçilecek cumhurbaşkanı için o kadar detaylı bir tarif yapıyor ki, eğer bu bir erkek olacaksa, eşinin başörtülü olması mümkün değil.

Abdüllatif Şener:

Baykal Şener'i beğendiğini gizlemiyor. Ama onun adını cumhurbaşkanlığı için hiç geçirmemiş olduğunu hatırlatmaya da özen gösteriyor. Bana göre CHP lideri Şener'in Köşk'e çıkmasına pek sıcak bakmaz.

Abdullah Gül:

Baykal geçen sefer AKP'den sadece Erdoğan ve Arınç'ın cumhurbaşkanı olmasına açıkça karşı çıkmış olduğunu vurguluyor. Gül'ün birikimini önemsediğini, özel hayatındaki sadeliğini takdir ettiğini, sonuçta onun hakkında daha temkinli konuştuğunu gözledim.

AKP'li cumhurbaşkanı:

CHP lideri, AKP listelerinden TBMM'ye girmiş herhangi bir ismin Erdoğan'dan tam bağımsız hareket edemeyeceğini, özellikle yüksek yargı ve YÖK atamalarında bunun ciddi sorunlar çıkaracağını düşünüyor. Yani AKP'li birine onay vereceğini sanmam. Fakat CHP dışında 367'nin bulunup AKP'li birinin seçilmesi durumunda "O zaman yapacak bir şeyimiz olmaz" diye konuşuyor.

Soldan AKP'ye transferler:

Baykal, AKP'ye geçen CHP eski Genel Sekreteri Ertuğrul Günay'ın kendisine yönelik sözlerinden rahatsız. Özellikle "Erdoğan'ı bırak, tv'de benimle tartış" şeklindeki çıkışına anlam veremiyor. Öte yandan CHP'ye geçen İlhan Keseci ve Lütfullah Kayalar'ın geçmişleriyle kavga etmemelerini takdir ediyor.

27 Nisan muhtırası:

"Türkiye AKP'yi demokrasi içinde aşacaktır" diyen Baykal, cumhuriyet mitinglerinden hep övünçle bahsediyor. Ancak 27 Nisan muhtırasını hiçbir şekilde sahiplenmedi. En azından benim, "Muhtıra AKP'nin oylarını artırdı" şeklindeki yorumuma hiç itiraz etmedi.

SONSÖZ

Baykal'la uzun sohbetimizden çok şeyler öğrendim. Onu daha iyi anladığımı düşünüyorum. Ancak "milliyetçi olmadan da solcu olunabileceği, olunması gerektiği" yolundaki inanışımdan vazgeçmiş değilim. Yani onu ve CHP'yi eleştirmeye devam edeceğim. Tıpkı AKP'yi, MHP'yi, DTP'yi eleştirdiğim gibi.
__________________
Mevzu Bahis Vatansa Gerisi Teferruattır...
Kaya_Alp is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Saat 01:56 PM.


Powered by vBulletin Version 3.6.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.0.0 RC6

TOPlist oyun komedi sohbet TR'li Siteler
eXTReMe Tracker
56 57 58 59 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 190 191 192 194 195 196 198 199 200 202 203 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444